Piri Reis bir Osmanlı denizcisidir. Eşsiz bir kartograf ve deniz bilimleri üstadı olmasının yanı sıra, Osmanlı deniz tarihindeki önemli kaptanlardan biridir. Amerika’yı gösteren Dünya haritaları ve Kitab-ı Bahriye adlı eseriyle tanınmıştır. Asıl adı Ahmed Muhiddin’dir. Doğum yılı tam olarak bilinmemektedir, 1465 ile 1470 yılları arasında doğmuştur. Türk denizciliği ekolünün piri sayılan Karamanlı Kemal Reis’in yeğeni olan Piri Reis 11 yaşına kadar amcasının yanın-da çırak olarak çalışmıştır. Karamanlı Hacı Ali Mehmet’in oğludur. O dönemde Karamanoğulları Osmanlı devletine katılmış, Fatih Sultan Mehmet’in emriyle, Beyliğin ileri gelenleri İstanbul’a göç ettirilmiştir. Kemal Reis ve ailesi önce İstanbul’a, bir süre sonra Gelibolu’ya giderek oraya yerleşmişlerdir. Piri ve amcası Kemal Reis, uzun yıllar Akdeniz’de korsanlık yaptılar. Amcasının yanında yaklaşık 1481’den sonra denize açıldı. 1486’da Granada’nın (Girnata) Osmanlı Devleti’nden yardım istemesi üzerine, 1487-1493 yılları arasında Piri ve amcası, gemilerle Granadalı Müslümanları İspanya’dan Kuzey Afrika’ya taşıdılar. Bu hizmetleri 6 yıl devam etti. 1499-1502 yıllarında Osmanlı Donanması’nın Venedik Donanması’na karşı sağlamaya çalıştığı deniz kontrolü mücadelesin-de, Osmanlı gemi komutanı idi. Piri Reis Akdeniz’de yaptığı seyirler sırasında gördüğü yerleri ve yaşadığı olayları, Kitab-ı Bahriye adıyla kaydetti. Bu kitap, dünya denizciliğinin ilk kılavuz kitaplarından biri olma özelliğini taşımaktadır. Piri Reis’in amcası 1511’de öldü. Bu tarihten sonra, bir süre açık denizlere açılmadı ve Gelibolu’ya yerleşti. Burada, önce 1513 tarihli ilk dünya haritasını çizdi. Bu haritayı çizerken Portekiz ve Arap haritalarından yararlandığı bilinmektedir. Haritanın elde kalan parçası Avrupa ve Afrika’nın batı kıyılarıyla Atlas Okyanusu’nu, Antil Adaları’nı, Orta ve Güney Amerika’yı gösterir. Bu haritanın en önemli özelliği Kristof Kolomb’un hala bulunamamış olan Amerika haritasındaki bilgileri içeriyor olmasıdır. Piri Reis bu haritayı 1517’de Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sırasında padişaha sundu. Haritayla ilgili tarihçilerin verdiği bir bilgiye göre, Osmanlı padişahı dünya haritasına bakmış ve “Dünya ne kadar küçük…” demiştir. Sonra da, haritayı ikiye bölerek doğu tarafını ellerinde tutacaklarını söylemiştir. Haritanın doğu yarısının bulunamamış olması bu hikayeye bağlanır. Hatta bazı kaynaklar yırtılan kısmını padişahın yanına aldığını ve Hint Okyanusu’nun ve Baharat yolunun kontrolünü ele geçirmek için yapacağı olası bir sefer için kullanmak istediğini iddia etmektedir. Daha sonra tahta geçen Kanuni Sultan Süleyman’ın dönemi, büyük fetihler dönemiydi. Piri Reis, 1523’deki Rodos seferi sırasında Osmanlı Donanması’na katıldı. Yaptığı son seferden sonra, derlediği denizcilik notlarını bir Denizcilik Kitabı (Seyir Kılavuzu) olan Kitab-ı Bahriye’de biraraya getirmişti. 1524’de Mısır seyrin-de kılavuzluğunu yaptığı Sadrazam Pergeli İbrahim Paşa’nın takdiri ve desteğini kazanınca yaptığı bu kitabı Kanuni’ye sundu. Kitab-ı Bahriye’nin nazımla yazılan ve denizcilikle ilgili tüm bilgilerin toplandığı başlangıç bölümünde, genel açıklamalardan sonra Ege ve Akdeniz adaları tanıtılır. Ardından denizle ilgili gözlem ve de-neyimin önemi vurgulanır. Fırtına, rüzgar çeşitleri, pusula ve haritanın tanımından sonra dünyayı kaplayan denizler ve karaların oranı belirtilir. Ayrıca Portekizlilerin denizcilikteki ilerlemeleri ve keşifleri, Çin Denizi, Hint Okyanusu, Akdeniz ve Ege Denizi’ndeki rüzgarlar, Basra Körfezi, Atlas Okyanusu ayrıntılı biçimde anlatılır. Düz yazı ile anlatımın başladığı haritalı bölüm ise asıl metni oluşturur. Bu bölümde Çanakkale Boğazı’ndan başlayarak Ege Denizi kıyı ve adaları, Adriyatik denizi kıyıları, Batı İtalya, Güney Fransa, Doğu İspanya kıyılarıyla çevresindeki adalara ilişkin tarihi, coğrafi bilgiler verilerek Kuzey Afrika kıyıları, Filistin, Suriye, Kıbrıs ve Anadolu kıyıları izlenerek Marmaris’te tüm Akdeniz’in havzası ile noktalanır. 1528’de çizdiği ikinci haritasından günümüze kalan parça, büyük bir dünya haritası-nın kuzey batı köşesi olup Atlas Okyanusu’nun kuzeyini, kuzey ve orta Amerika’nın yeni keşfedilmiş kıyılarını ve Grönland’dan Florida’ya uzanan kıyı şeridini içerir. Adalar ve kıyılar son keşiflere dayalı olarak daha doğru çizilidir. Keşfedilmeyen yerler ise beyaz bırakılmış, bilinmediği için çizilmediği belirtilmiştir. İlk haritadan daha büyük ölçekli ve gelişmiş olan ikincisi, teknik olarak döneminin en ileri örneğidir. Piri Reis hayatının son yıllarında güney sularında devlet için çalıştı. Umman Denizi, Kızıl Deniz ve Basra Körfezi’ndeki deniz görevlerinde yaşlandı. Osmanlı donanmasında yaptığı son görev, Mısır Kaptanlığı’dır. 1552’de çıktığı ikinci seferin son durağı Basra’da, tamire ve dinlenmeye muhtaç donanmayı bırakıp ganimet yüklü üç gemi ile Mısır’a döndüğü için, burada hapsedilmiştir. Piri Reis idam edilerek öldürülmüştür. Bunun sebebi ise donanmayı Basra’da bırakması, Basra valisi Kubat Paşa’ya ganimetten istediği payı vermemesi, Mısır Beylerbeyi Mehmet Paşa’nın politik hırsı yüzünden 1554’te hizmette kusurla suçlanmasıdır. Öldüğünde 80 yaşının üzerinde olan Piri Reis’in mirasına devletçe el konulmuştur. Osmanlı Türklerinde gerçek anlamda haritacılık Piri Reis’le başlar. Piri Reis’in Kitab-ı Bahriye adlı kitabı bir Türk’ün meydana getirdiği en önemli denizcilik eseridir.

Bir yanıt yazın