Atatürk, cumhurbaşkanı seçildikten sonra yurdu muzun birçok il ve ilçesini gezip dolaşmıştır. Bu gezilerinde kurtuluş törenlerine katılmış, yaptığı konuşmalarla, değişik konularda halkı aydınlatmaya çalış mıştır.

Bu yurt gezileri arasında en önemlilerinden biri, 1924 yılında yapılan ve ilk durağı Dumlupınar olan gezidir. Bu gezi, Başkomutanlık Meydan Savaşı’nın ikinci yıl dönümünü kutlamak ve “Şehit Asker Anıtı”nın temelini atmak için düzenlenmişti.

Atatürk bu geziye, 29 Ağustos günü öğleyin, Ankara’dan hareket eden özel bir trenle çıkmıştı. Yanında bazı devlet adamları, milletvekilleri ve generaller de vardı. Ankara’dan Eskişehir’e kadar bütün tren istas-yonları ulu önderi görmek ve selamlamak için toplanan coşkun yurttaşlarla dolmuştu.

Tren, 30 Ağustos sabahı Afyon’a varmıştı. Afyon İstasyonu da cumhurbaşkanlarını selamlamaya gelenlerle tıklım tıklım doluydu. Tren, öğle vakti demir yolunun Çalköy’e en yakın bir noktası olan, Silkisaray’da durdu. Atatürk ve yanındakiler burada trenden indiler, otomobillerle tören yerine hareket ettiler.

Silkisaray ile Çalköy arasında durmadan gidip gelen araçlar, yurdun çeşitli şehirlerinden gelen yolcuları tōren yerine taşıyorlardı. Tören yerine yakın köylerde oturanlar ise daha sabahın erken saatlerinde yaşlısı genci, çoluğu çocuğu ile anıtın dikileceği tepeye doğru uzanan yollara dökülmüşlerdi.

Tören yerinde çadırlar kurulmuştu. Atatürk, kendisi için hazırlanmış olan çadırda önce bir süre dinlendi. Sonra, büyük bir halk topluluğuyla birlikte Şehit Asker Anıtının yapılacağı tepeye çıktı. Anıtın ilk taşını koydu ve konuşma kürsüsünün yakınında gölgelik bir yere oturdu.

Önce Genel Kurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak söz aldı. Dumlupınar Meydan Savaşı’nın tüm evrelerini ayrıntılı biçimde anlattı. Onun ardından üniversite, basın, öğretmenler, Kızılay ve TBMM adına konuşmalar yapıldı. Bu arada güzel konuşnıyla tanınmış Hamdullah Suphi Tanrıöver de günür, önemini belirten bir söylev verdi.

Tanrıöver, konuşmasının bir yerinde Kurtuluş Savaşı’nı başarıyla yöneten ve büyük bir zaferle sonuçlandıran ulu öndere dönerek şunları söyledi:

Sevgili Gazi! Bu alaca köylü kalabalığı içinde seni seyrediyorum… Sevgili Gazi, en karanlık günlerimizde adın bir Çoban Yıldızı olmuştur. Hepimiz, ona bakarak yol aldık… Sen bir ateşsin! Sen, Türk ulusunun bir kurtuluş bayrağısın. Özgürlüğün, bağımsızlığın bütün belirtileri, haberleri, hepsi senin yüzünde… Bu zafer ve barış güneşinin altında, sevgiyle dolu olarak sana tekrar ediyorum: Bütün çalışmalarında sonuna kadar hep yanındayız!

Törende son olarak kürsüye Atatürk çıktı. Zaferle biten bir savaşın başkomutanı olarak, çok ilginç bilgiler verdi. Ulusumuzu yeniden yaşama kavuşturan bu savaşın özelliğini belirtti. Düşünce ve duygularını dile getirdi. Söylevinin bir yerinde şöyle dedi:

Ulusal tarihimiz çok büyük ve çok parlak zafer lerle doludur. Fakat, Türk ulusunun burada kazandığı zafer kadar kesin sonuçlu ve dünya tarihine yeni bir yön veren bir “meydan savaşı” daha hatırlamıyorum… Hiç şüphesiz yeni Türk devletinin, genç Türk Cumhuri yeti’nin temeli burada pekiştirildi. Bu alanda akan Türk kanları, bu göklerde uçuşan şehit ruhları, devlet ve cumhuriyetimizin sonsuza dek koruyucularıdır. Burada temelini attığımız Şehit Asker Anıtı, işte o ruhlarla birlikte gazi arkadaşlarını, özverili ve kahraman Türk ulusunu temsil edecektir.

Atatürk, söylevinin sonlarına doğru özellikle ülke gençliğine beslediği güveni ve onlara düşen görevi belirtti:

Gençler! Cesaretimizi güçlendiren ve sürdürmemize yardım eden sizsiniz. Siz, almakta olduğunuz eğitim ve öğretimle insanlık duygularının, vatan sevgisi-nin, düşünce özgürlüğünün en değerli temsilcisi olacaksınız. Ey yükselen yeni kuşak! Gelecek sizlersiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve sürdürecek sizsiniz…

Atatürk’ün söylevini herkes derin bir sessizlik içinde dikkatle dinlemişti. Onun “Arkadaşlar, bu kutsal savaş ve şehitlik bölgesinden ayrılırken ‘Şehit Asker’i hep birlikte saygı ile selamlayalım.” sözleri, dinleyenler tarafından dakikalarca alkışlandı.

Bu büyük tarihi tören, dünkü savaş bölgesini inleten top sesleri ve askeri birliklerin yaptığı geçit resmiyle sona erdi.

Posted in

Bir yanıt yazın