Amerikan Mucit, Portre ve Tarih Sahnesi Ressamı “Morse, insanlık tarihi için önem taşıyan telgrafı keşfetmiş büyük bir bilim adamı ve sanatçıdır.” Samuel Finley Breese Morse 1791 yılında Massachusetts, Charlestown’da doğdu. Babası coğrafyacı ve papazdı. Morse küçük yaşta Phillips Akademisi’ne katıldı. 14 yaşında yüksekokula başladı. Sanatla yakından ilgilenen Morse, aynı zamanda ünlü bir Amerikan ressam olan Washington Allston’ın öğrencisiydi. Portre resimler yaparak para kazanıyordu. Yale Üniversitesi’nde öğrenim görürken, Benjamin Silliman ve Jeremiah Day’in elektrik konulu konferanslarına katıldı. 1810 yılında Yale Üniversitesi’nden mezun oldu. 1811’de ressam All-ston’la birlikte Avrupa’ya gitti. Morse mermer kesme makinesini icat etti. Bu makine, bir taşı yada mermeri 3 farklı boyutta yontabiliyordu. Fakat bunun patentini alamadı, çünkü Thomas Blanchard’ın 1820’de yaptığı benzer bir icadı vardı. 1830 yılında Roma’da öğrenim görürken, Danimarka-İzlandalı heykeltıraş Bertel Thorvaldsen’den eğitim aldı. Morse, Thorvaldsen’in bir portresini de yapmıştı. Morse, ABD’nin resmi ressamı olmuş, yoksullukla geçen yılları geride bırakmıştı. ABD’nin önemli tarihi olaylarını fırçasıyla resmediyordu. La Payette, Monroe, Washington gibi ünlü general ve siyaset adamlarının portrelerini yapıyordu. Ünü Avrupa’da duyulmuştu, 1829 yılında Fransa’ya geldiğinde akademi sanatçıları ve siyaset adamlarından oluşan bir grupla karşılandı. Morse 1832 yılında Amerika’ya dönmek üzere Sully isimli Fransız gemisine bindi. Gemide, Fransa’da eğitim almış ve ülkesine beraberinde bir elektromıknatıs götüren Amerikalı genç kimyacı Charles Jackson ile tanıştı. Bu arada elektromıknatısla ilgili yapılan tüm konuşmalar bir ressamdan beklenmeyecek derecede Morse’un ilgisini çekti. Morse geminin kaptanına adeta bir ilhamla şu sözleri söylemişti: “Kaptan, günün birinde telgraftan dünyanın harikaların-dan biri diye söz ettiklerini duyarsanız, onun 13 Kasım 1832’de Sully’de icat edildiğini hatırlayın.” Aynı yıl, elektomanyetik telgraf ve Dr. Charles T. Jackson’la yaptığı telgraf görüşmelerinde kullandığı Morse Kodları olarak bilinen “sinyal alfabesi” fikirle-rini geliştirdi. Hareketli kâğıt şerit üstüne kayıt yapan telgrafı ise ilk defa 1835 yılında yaptı ve sergiledi. Morse, 1836 yılında New York Belediye Başkanlığı seçimlerine girdi fakat sonuç başarısızlık oldu. Aynı yıl içinde, çalışan ilk telgraf örneğini tamamladı. Tek elementli bir pil ve basit bir manyetizma kullanan makine, ancak 13-14 metre gibi çok kısa alanlarda çalışıyordu. Örnek makineyi Leonard Gale’e göstererek fikrini almak istiyordu. Gale, makineyi inceledi ve Morse’a makineyi geliştirecek birkaç öneride bulundu. Bir sonraki aşamada Morse ve Gale birlikte 16 kilometrelik bir alandan gelen mesajları kaydedebilecekti. Bu arada bir arkada-şının teknoloji yatırımcısı olan babası, Morse’un telgraf üstündeki çalışmalarını finanse etmeyi üstlendi. 1837 yılına gelindiğinde Morse elektrikli telgrafı icat etti. Cihaz, kısa bir süre-den beri birçok ülkede kullanılanlara benzer bir mekanizmaya sahipti. Joseph Henry ilk prototipi yapmıştı. Patent aşamasında birtakım davalar yürütüldü ve sonuç olarak New York’ta resim sanatı profesörü olan Morse 1837’de cihazın patentini aldı. Dünya ülkeleri, Morse telgrafını beklendiği gibi hemen benimsemediler. Cihazın Cooke Wheatstone ya da Steinheil’inkinden öyle çok da üstün özellikleri yoktu. İngiltere Wheatstone’unkinden, Almanya Steinheil’inkinden Fransa da Chappe’dan vazgeçmiyordu. Morse ise icadıyla ilgilenmeleri için ülke ülke gezip cihazını tanıtıyordu. Morse telgrafı 1838 yılında yüksek okullarda sergiledi. Elektrikli telgrafın ilk halka açık sunuşunu aynı yıl Philadelphia Pensilvanya’da bulunan Franklin Enstitüsü’nde yaptı. Daha sonra telgrafı başkan Martin Van Buren’e sundu. Kısa bir süre sonra, Birleşik Devletler Kongresi’nde telgraf hattı projesi önerildi.
Morse aynı zamanda demiryolu altından, su kütlesi üzerinden veya iletken her-hangi bir şeyden sinyal gönderebilen radyo telgrafın icadına da öncülük etmiştir. Mors Alfabesi Mors Alfabesinin uygulamasında, gönderici cihazın başındaki kişi, maniple olarak adlandırılan bir kola, kısa ya da uzun basışlar yapar. Kısa basışlar nokta (.), uzun basışlar çizgi (-) karşılığıdır. Böylece, yanyana gelen nokta ve çizgilere göre harfler, bunlardan da kelimeler, cümleler oluşur. İyi bir telgraf memuru bir dakikada yaklaşık olarak 120 harf gönderip, aynı sayıda harfi kolaylıkla alabilir. Telgraf mesajının alındığı cihazda, rulo halindeki bir kağıt şerit döner. Bunun karşısında da, verilen işaretlere göre hareket eden bir kalem vardır. Bu kalem, nokta ve çizgileri kağıt üzerinde çizer. Böylece kelimeler, cümleler meydana gelir. Mesajı alan memur telgrafı kelimelere dönüştürür. Telgrafın yayılması Morse, nihayet 1844 yılında şehirler arasında ilk telgraf haberleşmesini gerçekleştirdi. İlk mesajını Baltimore’dan Washington DC’ye geçti. Mesajda şöyle diyordu: “Allah neler yaptı.” (Tevrat, Sayılar, 23/23) Telgraf bu andan sonra büyük bir hızla tüm dünyada yaygınlaştı. Yalnız ABD’de ilk 10 yıl içinde 23 bin mil telgraf hattı döşendi. İngiltere dışında Avrupa ve dünyanın çoğu ülkesinde Morse makineleri kullanılıyordu. Morse yaşamının son yıllarında büyük bir ün ve servet kazanmıştı. Sürekli madalyalar alıyor, akademiye seçiliyordu. Pek çok yere heykel anıtı konuluyor kendisi de bu açılışlarda hazır bulunuyordu. Morse, 1872 yılında New York’ta öldü, yine orada bulunan Gren-Wood Mezarlığına gömüldü.

Bir yanıt yazın