Kartacalı büyük komutan. Hannibal bütün zamanların en büyük askeri de-halarından biri olarak görülür. Roma’nın kabusu olan Hannibal, dürüstlüğü ve merhametli olmasıyla tanınırdı. Hannibal M.Ö. 247 yılında Kartaca’da doğmuştur. Şu anda Kuzey Afrika ülkelerinden biri olan Tunus sınırları içinde bulunan Kartaca, Büyük Kartaca imparatorluğu’nun başkenti idi. Soylu babası Hamilkar Barka tarafından eğitilmiştir. Hannibal daha küçük yaşlarından itibaren babasıyla seferlere katılmış, ondan hem savaşmayı hem de Roma’nın zulmünü öğrenmiştir. M.Ö. 264-241 yılları arasında gerçekleştirilen 1. Pön savaşının başında babası Komutan Hamilkar Barka bulunmaktaydı. Kendisi de bu savaşta babasıyla birlikte savaşmış, ancak savaş Kartacalıların yenilgisiyle sonuçlanmıştır. Bu savaştan sonra Hannibal Romalılar’a karşı ebedi kin beslemiştir. Hannibal Roma’ya olan kinini “Roma’dan ölene kadar nefret edeceğini ve ömrünü Roma İmparatorluğu ile savaşmaya adayacağına yemin ederek ifade etmiştir.” 1. Pön Savaşı’ndaki yenilginin ardından Roma’dan intikam almak istiyordu. İlk darbeyi vuranın kendisi olması gerektiğini düşündü. İki yıl boyunca İspanya’daki konumunu sağlamlaştırdı. İspanya’nın tümünü boyunduruk altına aldı. Karta-ca’nın Romayla olan anlaşmalarını ihlal etti. Ardından M.Ö. 219 yılında Ro-ma’nın müttefiki olan Saguntum’a saldırarak şehri kuşatma altına aldı ve sekiz ay sonra da ele geçirdi. Kartaca senatosunun zaferini desteklemesi üzerine M.Ö. 218 yılında 2. Pön savaşı başladı. Hannibal Roma taktiklerine karşılık vereceği yerde, savaşı doğrudan Roma’ya taşımaya karar verdi. Kardeşi Ko-mutan Hasdrubal’ı İspanya’da bırakarak güçlü bir orduyla kara yolundan İtalya üzerine yürüdü. Yaklaşık 100 bin asker ve 37 fille Alpleri geçmek için yola çıktı. Ordusunu kuze-ye hareket ettiren Hannibal, kara yolunu izleyerek Roma’yı kendi topraklarında yani İtalya’da vurmayı hedefledi. Kötü hava koşulları ve Pirene dağlarına çeşitli kabilelerle savaşmak durumunda kaldığından ağır insan ve hayvan kayıpları verdi. Bununla birlikte dağlarda 15 gün süren yolculuğunu Roma ordusu kendisine yetişemeden Rhone vadisine sığınarak tamamladı. Romalılar ve müttefiklerini atlatmak için vadi yukarısından bir yay çizdi ve Alp dağlarını geçmeye koyuldu.

Hannibal o dönemde çok büyük cesaret göstererek önemli bir askeri strateji izlemiştir. Büyük bir yük katarı ve filler ile beraber antikçağ koşullarında yapılan bu yolculuk, askerlik tarihinin en çarpıcı başarılarından biridir. Savaş tarihçisi Theodore Ayrault Dodge onu “askeri stratejinin babası” olarak isimlendirmiştir. Hannibal’in Alpler’i geçmeden önce söylediği şu sözler ise efsaneleşmiştir. “Ya yeni bir yol bulacağız, ya yeni bir yol yapacağız.” İtalya’ya ulaştığı zaman üstün süvari gücüyle Po ovasında hızla ilerlemeye ko-yuldu. Hannibal’in başarıları üzerine Roma’nın düşmanı olan Avrupa’nın yerli halkı Keltler de ondört bin savaşçı askerle Hannibal’e katıldılar. M.Ö. 225 yılında Roma, Kuzey İtalya Keltlerini kılıçtan geçirmiş ve bugünkü İsviçre’ye sürmüştü. M.Ö. 218 yılında Kartaca ordusu, Roma ordusunu Ticinus ve Trebia savaşla-rında bozguna uğrattı. Hannibal’in Güney İtalya’ya giden yolu açılmış oldu. Trasimene gölü kenarında kamp kurdu. Hannibal tetikteydi, askeri becerisini göstermek için fırsat kolladı ve Roma ordusunu pusuya düşürdü. Böylece Ro-malılar tam anlamıyla bir bozguna uğratıldı. M.Ö. 217 ilkbaharında Hannibal ve ordusu Roma’ya doğru yürüyüşe geçti. Romalılar vur kaç taktiğine başvurdular, amaçları bir nebze de olsa Hanni-bal’in saldırısını etkisiz hale getirebilmekti. Bu saldırılar Hannibali caydırmadı, ama ilerleyişini yavaşlattı. Bu durumda Roma surlarını geçmenin zor olduğunu düşündü ve Güney İtalya’ya indi. Burada Roma hakimiyetine yeni girmiş ve durumundan memnun olmayan Latin şehir devletlerini isyana kışkırtmayı he-defledi. Bu durumdan endişeye kapılan Romalılar ellerindeki son düzenli orduyla Hannibal’e saldırdılar. Romalılar başarılı olacaklarından emin gibiydiler. Yüz bin kişilik ordu M.Ö. 216 yılında yaklaşık 40.000 kişilik Kartaca ordusu tarafından “Hilal Düzeni” denilen taktik ile tuzağa çekilerek büyük bir bozguna uğratıldı. Bundan sonra stratejik önem taşıyan Capua şehri de dahil olmak üzere neredeyse tüm Güney İtalya Hannibal’in kontrolü altına girdi. Hannibal artık Roma ve Napoli üzerine yürüyebilicek duruma gelmişti. Kartaca’dan destek istediğinde siyasi kıskançlıklar nedeniyle Kartaca senatosu Hannibal’e destek vermedi. Romalılar yeniden vur kaç savaşına başlayarak Hannibal yönetimindeki Kartaca güçlerini zayıflatmaya çalıştılar. Yeni ordu kur-maya başladılar ve azat edilen köleleri ordularına kattılar. Kartaca’dan destek bulamayan Hannibal İspanya’daki kuvvetlere komuta et mekte olan kardeşi Hasdrubal’den yardım istedi. M.Ö. 207 yılında İspanya üzerinden bir yardım ordusuyla gelmeye çalışan kardeşi Hasdrubal, Kuzey İtal-ya’da bulunan Metaurus Nehri kıyısında Romalılar tarafından pusuya düşürülüp öldürüldü. Hannibal artık İtalya’daki konumunu koruyamayacak durumdaydı, bu nedenle Bruttium dağlarına doğru çekildi. Konsül Scipio’nun güçlü bir orduyla Afrika’ya saldırması üzerine Hannibal M.Ö. 203 yılında Kartaca’ya geri dönmek durumunda kaldı. Hannibal ile Roma Ko-mutanı Scipio M.Ö. 202 yılında meydana gelen Zama muharebesinde çarpıştı. Düşmanın çok üstün atlı kuvvetleri karşısında Hannibal’in ordusu yenilgiye uğradı. Savaşın sonunda Konsül Scipio galibiyetinden dolayı “Africanus” adını aldı. Zama savaşından sonra Kartaca, Roma’nın ağır koşullar içeren barış ant-laşmasını imzalamak durumunda kaldı. Romalılar Hannibal’den öyle korkuyorlardı ki, Kartaca senatosuna onun gö-revden alınarak sürgün edilmesi için baskı yaptılar. Bunun üzerine Hannibal kaçarak Suriye kralı Antiokhos III Megas’ın sarayına sığınmak durumunda kaldı. M.Ö. 188 yılında barış görüşmeleri esnasında Romalıların isteklerine karşın kral, Hannibal’in kaçmasına izin verdi. Ardından Hannibal Anadolu’nun kuzeyindeki Bithynia’ya kaçtı. M.Ö. 183 yılında Hannibal, Girit’e ve daha sonra, Bithynia’lı Prusias’ın yanına gitti, sonuçta Romalılar Prusias’ı Hannibal’i kendilerine teslim etmeye ikna ettiler. Hannibal Romalılara teslim edileceğini öğrenince, tarihte anlatılanlara göre “Roma’yı şu her günkü derdinden kurtaralım” diyerek yüzüğünde taşıdığı zehri içerek intihar etmiş, Roma’ya teslim olmamıştır. Günümüzde Hannibal’in mezarı İzmit sınırları içerisindeki Gebze’de bulunmak-tadır. Mezarına bir anıt yapılması Atatürk tarafından 1934 yılında düşünülmüş, Atatürk’ün bu isteği 1981 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca gerçekleştirilmiştir.

Posted in

Bir yanıt yazın

Hayati Kartal sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin