Dwight David Eisenhower Amerika Birleşik devletlerinin 34. başkanıdır. II. Dünya Savaşı’nda bugüne kadar oluşturulmuş en büyük askeri kuvvete komutanlık yapmıştır. General Eisenhower komutasındaki bu çokuluslu kuvvet yaklaşık dört milyon kişiden oluşmaktaydı. Eisenhower’ın lakabı ‘ike’ idi. Eisenhower 14 Ekim 1890’da Denison, Teksas’ta dünyaya geldi. Ailesiyle bir-likte Kansas’a taşınmış, orada büyümüştür. Annesi İda Elizabeth ve babası Da-vid’in yedi oğlundan üçüncüsüdür. Küçük yaştayken yerleştikleri Kansas’ın Abi-lene kasabasında gelirlerinin azlığı, anne ve babasının dindarlığı Eisenhower’in kişiliğini büyük çapta etkilemiştir. Bütün aile birlikte çalışır, sebze ve meyvelerini bile kendileri yetiştirirdi. Eisenhower için üniversiteye gidecek parayı bulmak kolay olmadığından, ABD Askeri Akademisi’ne başvurdu. 1911 yılında West Point Askeri Akademisi’nin imtihanlarını kazanarak buraya kabul edildi. Daha sonra, piyade kuvvetlerinde görevlendirilmek üzere Fort Sam Houston’a atandı. I. Dünya Savaşı sırasında piyadelerle yeni kurulan tank birliklerine bir eğitim sistemi geliştirdi. Savaşta aktif olarak rol almasa da masa işlerinde hızla yük-seldi ve terfi ederek 1920 yılında binbaşı oldu. İki dünya savaşı arası, genç ve dinamik Eisenhower için oldukça durgun geçti. Ordudan ayrılma girişiminde bulundu, fakat Komutanı General Fox Conner onu bu fikrinden vazgeçirdi. Daha sonra Generalin etkisiyle Yüksek Komuta Okulu’na girdi. Bir yandan da sanki geleceğin kendisine ne büyük sorumluluklar yükleye-ceğini biliyormuş gibi, kendini yetiştirmeye devam etti. Kansas’ta, üniversite düzeyindeki Fort Leavenworth Komuta ve Genelkurmay Okulu’nu birincilikle bitirdi. 1929’da savaş bakanlığında sanayileşme planları üzerinde çalıştı. Bu sırada I. Dünya Savaşı’nın savaş meydanları konusunda bir rehber kitap hazır-ladı. Daha sonra 1933’te İkinci Dünya Savaşı’nın ünlü kumandanlarından Ge-neral Mac Arthur’un kurmay subaylığına atandı. Ardından MacArthur’la birlikte Filipinler’e gitti, orada üç yıl boyunca onun yardımcısı olarak görev yaparken aynı zamanda pilot oldu. Fakat hiçbir zaman savaş pilotları kadar hızlı uçmadı. Eylül 1941 yılında tümgeneralliğe yükseltildi. Bu sırada Japonlar Pearl Harbour’a saldırı düzenlediler. Eisenhower, Pearl Harbour baskınından sonra Washington’a çağrıldı. Savaşın genel planlamasında çalıştı. Sonra Londra’ya giderek, İngiliz ve Fransız komutanlarıyla görüştü. Önce Avrupa’da Nazileri yenmek, ondan sonra Pasifik Savaşı’na yoğunlaşmak konusundaki genel stratejik planın oluşturulma-sında Eisenhower çok büyük rol oynadı. Dönüşte, Avrupa’ya ortak bir komuta altında yapılacak çıkarmanın başarılı olacağını bildirdi. Bunun üzerine 1942’de Avrupa Müttefik Kuvvetleri Başkomutanlığına getirildi. Ayrıca Eisenhower Kuzey Afrika’da gerçekleştirilen Meşale Operasyonu’nda da ABD kuvvetlerinin başında yer aldı. İlk önce birliği daha iyi hale getirmek için başarısızlık gösteren asker ve komutanları görevden aldı, yerlerine kendi seçtiği subayları getirdi. 1943’te başarılarından dolayı orgeneralliğe yükseldi. Bir süre sonra Sicilya Çı-karması’nın komutasını üstlendi, ardından da İtalya’ya girdi. Mayıs 1943 yılında Müttefik Kuvvetler Yüksek Merkezi (SHAEF) komutanlığına atandı. Eisenho-wer’ın en büyük başarısı 1944 yılında Almanya’nın işgali altında bulunan Fran-sa’nın Normandiya sahiline yapılan çıkarmadır. Fransa’nın Normandiya sahiline yapılan çıkarmanın ardından, müttefik kuvvetler Eisenhower komutasında Al-manya’ya doğru harekete geçtiler. Ancak bu arada Hollanda’nın havadan işgali sırasında başarısızlığa uğradılar. Bunun üzerine Almanlar Ardennes’de karşı saldırıya geçtiler ve Bulge Savaşı’nı başlattılar. Bunun üzerine Eisenhower Ren Nehri’nin aşarak Berlin sınırına dayandı. Fakat daha sonra Eisenhower karar değişikliği yaparak Sovyetler’in Berlin’i almasına izin verdi. Böylece Amerika yerine Sovyetler’in Kızıl Ordusu Berlin’e girdi. Eisenhower, savaşın sona ermesiyle Marshall’ın yerine genelkurmay başkan-lığına getirildi. Bundan sonra 1948-1953 yılları arasında Columbia Üniversitesi rektörü oldu. Aynı zamanda Aralık 1950 tarihinde Başkomutan olarak NATO’da görev yaptı. İki yıl sonra NATO’dan emekliye ayrılarak politikaya girdi. Başkanlık için Cumhuriyetçi Parti’den aday oldu, seçimi o tarihe kadar görülmüş en büyük çoğunlukla kazandı. Richard Nixon da başkan yardımcılığı görevinde bulunuyordu. Eisenhower iki dönem başkanlık yaptı. Eisenhower kendi adıyla anılan bir doktrin geliştirdi. Bu doktrin 2 açıdan önemliydi. Ayrıca Amerikan dış politikası için mühim bir gelişmeyi ifade etmekteydi. Birincisi, Amerika’nın Orta Doğu ile bağlantı alanını bir hayli genişletmesidir. Her ne kadar Amerika, Orta Doğu ile ilgisini ilk defa Truman Doktrini ile göstermiş ise de, Truman Doktrini sadece Türkiye ve Yunanistan’a ve yine sadece askeri yardım yapılmasını öngörmekteydi. Oysa Eisenhower Doktrini, bütün bir Orta Doğu bölgesini içine alıyor ve Amerikan askerinin kullanılması suretiyle, bölgedeki ülkelerin komünizme karşı savunulmasını üzerine alıyordu. İkinci olarak, bu doktrin ile Amerika, İngiltere ve Fransa’nın Orta Doğu’da ortaya çıkardıkları boşluğu kapatmak için harekete geçiyordu. Başkanlık görevinden ayrıldıktan sonra Eisenhower, Pennsylvania’daki aile çift-liğinde yaşamaya başladı. 28 Mart 1969 tarihinde Washington D.C.’de öldü.

Posted in

Bir yanıt yazın

Hayati Kartal sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin